Ligin ilk yarısında evimizde oynadığımız maçlarda sadece Kayseri takımlarında aldığımız 2 galibiyet ile derin bir oh çektik. Bu galibiyet ligi 2 ye ayırdı. Aşağıdakiler ve yukarıdakiler. Mücadele alanımız artık belli oldu. Ama tüm camia farkında ki mücadele alanımızdaki takımlar, şu an için bizim önümüzde görünüyor. Hal böyle olunca K.Erciyes maçının ikinci yarısında taraftarın performansı takımdan ne beklediğini, beklentisi karşılandığında neler olabileceğini adate yönetime mesaj verir gibiydi. İlk yarı boyunca özellikle iç saha performansı taraftarı memnun etmese de kadro kalitesi bu ligde korkulu rüya yaşamaycağı gibi sürpriz sonuçlarla ancak lige renk katan bir takım görüntüsünde olabileceği yönünde. Bu sebeple devre arasında yapılacak olan takviyeler dört gözle bekleniyor. Çünkü Bursa halkı takımının şampiyonluğa oynamasını ve her sene Avrupa mücadelesinine alışmış durumda. Yönetim tarzı şeffaf olmayınca yöneticlerin birkaçı bazı transfer görüşmeleri yaparken, Genel Koordinatörümüzde bazı futbolcular ve transfer çalışmaları için dilek ve temmenilerini dile getiriyor. Tabi doğal olarak tarftar tepkisini alınca ortadan kayboluyor. Barış Güçlü’ye gelince o bir prens edasında. Son dakika yapar sürpriz transferlerini ve işini bitirir. Sonuca bakınca yine bir transfer dönemi geliyor ve plansız, an itibarı ile yine menajer önerileri ile gerçekleşeceği hissine kapılıyorum. Ben yanılayımda iyi transferler takıma monte edilsin. Yönetim için yaptığım bir tespitte iyiden iyiye birliktelikten uzaklaşmış, istişare ve uyumdan uzak bir görüntü de olmalarıdır. Birçoğunu yakından tanıdığımız işi bilen ve camida tanınan başarılı iş adamları. Maalesef prfesyonel yöneticiler tarafından yönetilme biçimi aslında 80’li 90’lı yıllardaki amatör zihniyeti ile yönetilmesi takımın bir türlü istikrarlı sportif başarısını engellemektedir. Bakınız Batalla, Pinto krizleri ile takımın teknik patronu ile ilişkilerine. Hikmet Karama’nın bir takım imalarla kime/kimlere mesaj verme istediğini artık herkes anlıyor. Gelelim Herr Daum’a, Tam bir hayal kırıklığı. Geldiği günden beri takımın üzerine hiçbir şey koyamadı. Ahenk bozuldu. Taraftarın sevgilisini, bir efsaneyi egoları yüzünden hemde sayın Körüstan’ı da dahil ederek sildi. Son dört yılda hücüm eden, saldıran bir takım gitti yerine önce gol yememeye çalışan bir takım yarattı. Kenar yönetimi sıfır. Futbolcularla ilişki hiç de tatmin edici değil (Kazım ve Tuncay hariç). Kazım ve Tuncay demişken üst düzey futbol arenasında yer almış bu iki futbolcunun politik tarzları ile seyirciye oynamaları kalitelerine hiç yakışmıyor. Bursaspor taraftarı ve seyircisi bunu yemez. Bu futbolcular enerjilerini tam olarak sahaya yansıtmalı. Şark kurnazlığı Bursa’da sökmez. Bu arada Faruk Korkmaz hocayı da merak ediyorum. Daum, Faruk Hocaya ne görev veriyor? Yoksa onada Batalla politakasımı uygulayacak. İşin özü tehlikeden uzak, hedflerini henüz belirleyememiş, ekonomik bir planı olmayan, günlük gelişmelerle ve alınan bir galibiyetle bir haftayıda rahat geçirme mutluluğu ile avunan bir sistemle ilk yarıyı tamamlıyoruz. Tüm umutlar ikinci yarıya kaldı. Dört gözle kaliteli transferler beklenecek. Çünkü Bursalı için Tek gerçek BURSASPOR”. Haydi hayırlısı.
GÜNDEM 24 Aralık 2013 Salı, 17:32
Benzer Haberler