Yargıtay'dan yıllık izin için emsal karar
GÜNDEM, 07 Eylül 2026 Pazartesi, 12:53
Çalışma hayatında sıkça tartışılan yıllık izinlerin kısa süreler halinde kullanılması konusunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nden emsal bir karar geldi. Oy birliğiyle alınan kararda, işçinin kendi talebi ve onayı doğrultusunda 10 günden daha kısa sürelerle kullandığı yıllık izinlerin tek başına iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesine dayanak oluşturamayacağı belirtildi.
Dokuz yıl gümrük müşavir yardımcısı olarak görev yapan bir çalışan, ihtiyaç duyduğu dönemlerde yıllık izin kullanamadığını ve iş yoğunluğu gerekçe gösterilerek izin taleplerinin geri çevrildiğini iddia ederek işten ayrıldı. Haklarını alamadığını ileri süren çalışan, görüşmelerden sonuç alamayınca İş Mahkemesi'ne başvurdu.
İşçi 68 günlük izin ücreti talep etti
Davacı çalışan, dokuz yıllık çalışma döneminde kendisine bir defada en fazla 6 gün arka arkaya izin verildiğini öne sürdü. Kullanmadığı yıllık izinlerin ücretinin de kendisine ödenmediğini belirten işçi, toplam 68 günlük yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu savundu.
Yıllık izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeple sona erdirdiğini ileri süren çalışan, ayrıca hak ettiği primlerin de ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve prim alacaklarının işverenden tahsil edilmesini istedi.
İşveren iddiaları kabul etmedi
Davalı işveren ise çalışanın istifa ederek işten ayrıldığını savundu. İşveren, davacının bazı izinlerini kullandığını, kullanılmayan izinlerin bedelinin de kendisine ödendiğini belirtti.
Prim ödemelerinin düzenli ve sürekli olmadığını ifade eden işveren, bu ödemelerin performans ile kârlılığa göre değiştiğini ve davacının ödenmemiş herhangi bir prim alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etti.
İş Mahkemesi davacı lehine karar verdi
Yapılan incelemede çalışanın toplam 82 gün yıllık izin hakkının bulunduğu belirlendi. İş Mahkemesi, işçinin yıllık izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kanaatine vararak kıdem tazminatının ödenmesine hükmetti.
Mahkeme, davacının prim alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle bu talebi reddederken, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı yönünden davayı kısmen kabul etti.
İşverenin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Bunun üzerine davalı taraf kararı Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay 10 gün kuralını değerlendirdi
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli iznin kullanımına ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesine dikkat çekti. Buna göre yıllık ücretli izin işveren tarafından parçalara ayrılamıyor; tarafların anlaşması halinde bölünerek kullandırılabilmesi için izin parçalarından birinin 10 günden az olmaması gerekiyor.
Ancak Daire, somut olayda izin belgelerinde 10 günden daha kısa sürelerin yer aldığını kabul etmekle birlikte, bu izinlerin çalışanın talebi ve rızası doğrultusunda bölündüğü sonucuna vardı.
Yargıtay'dan haklı fesih değerlendirmesi
Kararda, "Her ne kadar yıllık izin belgelerine göre kullanılan izin süresi 10 günden az olsa da söz konusu sürenin davacının talebi ve rızası ile bölündüğü, davacının kullanmak istediği zamandan en az bir ay önce işverene yazılı olarak daha fazla sürelerle kullanmak istenildiği bildirilip de işverence daha az sürelerle yıllık izin kullandırıldığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmaktadır" ifadelerine yer verildi.
Daire, 4857 sayılı Kanun'un 56/3 hükmünde izinlerin 10 günden az olmamak üzere bölümler halinde kullanılabileceğinin düzenlendiğini hatırlattı. Bununla birlikte yerleşik uygulamaya göre işçinin talebiyle yıllık iznin 10 günden daha kısa sürelerle kullandırılmasının geçerli kabul edildiğini vurguladı.
Kararda ayrıca, davacının uzun süre boyunca hiç izin kullanamadığını veya izin talep ettiği halde işverenin gerekçesiz biçimde izin vermediğini kanıtlayamadığı belirtildi. Bu değerlendirmeler sonucunda işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığına karar verildi.
Kıdem tazminatı talebi reddedilecek
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin feshi haklı nedene dayanmadığı için kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesinin doğru olmadığına hükmetti. Kararda, "Davacı işçi tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Kıdem tazminatı istemi yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir" denildi.
Kararla birlikte yıllık izin belgelerinde 10 günden kısa sürelerin bulunmasının her koşulda işçiye haklı nedenle fesih hakkı vermeyeceği ortaya konuldu. İşçinin kendi isteği ve rızasıyla kısa süreli olarak kullandığı izinler geçerli sayılabilecek; ancak işverenin uzun süre hiç izin kullandırmaması veya talebe rağmen izin vermemesi gibi durumların ayrıca değerlendirilmesi gerekecek.
Ömer Faruk Daşkın
GÜNDEM 07 Eylül 2026 Pazartesi, 12:53
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Yıldırım'da kadın ve çocuklara teleferik keyfi
Bursa'da Yıldırım Belediyesi, ilçedeki 4 bin...
Osmangazi'nin siyah inciri festivalde görücüye çıktı
Osmangazi Belediyesi'nin bu yıl 25'incisini...
Gürlek açıkladı: 12. Yargı Paketi ekimde geliyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi'nin...
Sporting-Galatasaray karşılaşmasının hakemi belli oldu
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde Sporting...