Serhat Kılıç için Harbiye'de veda töreni düzenlendi
GÜNDEM, 07 Eylül 2026 Pazartesi, 14:58
İstanbul'da 51 yaşında hayatını kaybeden oyuncu Serhat Kılıç için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni gerçekleştirildi. Türk bayrağına sarılı tabutu tören alanına getirilen Kılıç'ı, sanat dünyasından çok sayıda dostu ve meslektaşı son kez andı.
Törene Ertan Saban, Birol Güven, Bennu Yıldırımlar, Mahir İpek, Ahmet Mümtaz Taylan, Selim Bayraktar, Emre Karayel, Alina Boz, Umut Evirgen, Özlem Esmergül, Barış Falay ve Ayça Bingöl'ün yanı sıra çok sayıda ünlü isim katıldı. Kürsüye çıkan sanatçılar, Kılıç'la ilgili anılarını anlatırken duygusal anlar yaşandı.
"Serhat çok özel bir yetenekti"
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Kılıç'la "Seksenler" dizisinde yollarının kesiştiğini anlattı. Güven, başlangıçta küçük bir rol teklif ettikleri Kılıç'ın karakteri büyüterek dizinin en önemli hikayelerinden birinin parçası haline geldiğini söyledi.
Güven, "Sinema genel müdürüyüm ama burada sinema genel müdürü olarak bulunmuyorum. Serhat'ın dostu olduğumu düşünüyorum, o yüzden buradayım. Bizim yolumuz Seksenler dizisinde kesişmişti. Ben kendisini daha önce biliyordum ama tanımıyordum, Seksenler'le tanıdım. İtiraf etmek gerekirse ona gerçekten çok küçük bir rol teklif ettim. O da hiç dert etmedi ama o rolü öyle bir oynadı ki, öyle bir büyüttü ki Tabii ki diğer arkadaşlarımızla birlikte bir anda bizim dizinin en önemli hikayesi haline geldi. Serhat öyleydi zaten. Her şeyi büyütüyordu. Ona bir kar topu verin, çığ yapıyordu. Mutluyken çok mutlu oluyordu. Üzülünce çok üzülüyordu, çok gülüyordu, çok ağlıyordu. Serhat her şeyi çok yapıyordu. Bir gün geldi dedi ki, 'Ben Ankara'da bir oyunculuk kursu açacağım' dedi. Bir hafta sonra geldi, 'Ben konservatuvar açacağım' dedi. Kamera önünde çok özel bir yetenekti. Sahnede çok farklı bir yetenekti ama orkestranın önünde de çok özeldi. Çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığıyla insanları, özellikle de profesyonel müzisyenleri şaşırtmayı gerçekten çok seviyordu, onunla çok eğleniyordu. Ne diyelim. Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın. Varsa hakkımız helal olsun" dedi.
"Çok ağlayan biriydi"
Oyuncu Ertan Saban ise Kılıç'ın yoğun duygular yaşayan bir karakter olduğunu ifade etti. Saban, son 1-1,5 yıl içinde yeniden birlikte çalışma fırsatı bulduklarını belirterek, son projelerinde odalarının yan yana olduğunu söyledi.
Saban, "Geçenlerde bir şey okumuştum. Çok ağlayanlar, çok takanlar ve çok terleyenler bu gezegene, bu hayata hizalanmakta zorlanırmış. Diyorum ki, umuyorum ki İnşallah öbür tarafta çok iyi bir simetri yakalarız, güzel kardeşim. Gülmenin aksine fazla ağlardı. Yani tüm Türkiye'yi güldüren kardeşimiz, 10 parmağında 11 marifet olan kardeşimiz, abimiz, oğlumuz. Son bir, bir buçuk senemizi beraber geçirme fırsatı bulduk. Daha önce de beraber çalışmıştık. Son projemizde odalarımız yan yanaydı. Herhalde bana göz kulak olsun diye yanıma verdiler" şeklinde konuştu.
Emre Karayel: "30 yıl yetmedi"
Kılıç'la Bilkent'te tiyatro bölümünde tanışan oyuncu Emre Karayel, 30 yıllık arkadaşlığın ardından veda konuşması yapmanın kendisi için çok ağır olduğunu söyledi. Karayel, Kılıç'ın kendisine eğitim verdiğini, emek verdiğini ve zamanla arkadaştan öte bir kardeşe dönüştüğünü anlattı.
Karayel, "Konuşmak şu anda zor. Onunla Bilkent'te tiyatro bölümde tanıştık. 30 yıllık arkadaşım benim. Bir kaç cümleye nasıl sığdırabilirim. Tuhaf adam tuhaf şapkasıyla hayatıma girdi. Beni yetiştirdi. Bana emek verdi. Sonra hepimiz başka yerlere savrulduk. Bazı insanlar vardır Serhat gibi, yerleri değişmez. Serhat benim için öyle biriydi. Arkadaşımdı, dostumdu, sırdaşımdı, akıl hocamdı, en çok da kardeşimdi. Dün ağabeyim beni ağlayarak aradı. 'Ailemizden birini kaybettik' dedi. 30 yıl boyunca birbirimizin hayatına şahit olduk. Şimdi buradan onun ardından konuşuyor olmak çok zor. Hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur. Hayatımdan geçtiği için çok şanslıyım. Bana öğrettiklerin, verdiklerin için, yanımda olduğun bütün zamanlar için teşekkür ederim sana kardeşim. Sana söyleyecek daha çok şey vardı. Herhalde insanın canını en çok yakan bu oluyor. 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim. Hakkım varsa helal olsun sen de hakkını helal et" ifadelerini kullandı.
Bennu Yıldırımlar: "Bulunmaz Hint kumaşıydı"
Bennu Yıldırımlar da Kılıç'ın oyunculuğuna, çalışma disiplinine ve dostluğuna ilişkin uzun bir konuşma yaptı. Kılıç'ın hayatına ve mesleğine tutkuyla bağlı, ailesine ve kendisine emek verenlere karşı vefalı, yüksek enerjili ve güçlü bir mizah duygusuna sahip olduğunu belirten Yıldırımlar, onu meslektaş olarak "bulunmaz Hint kumaşı" şeklinde nitelendirdi.
Yıldırımlar, "Takdir edersiniz ki sevdiğiniz insanların ardından bir iki kelam edebilmek çok zordur. Ne söyleseniz eksik kalacakmış gibi gelir ya, işte öyle. Bir şeyler karalamak istedim kağıda, onu anlatabilmek adına. Dilim döndüğünce artık Hayata ve mesleğine tutkuyla yaklaşan, ailesine, sevdiklerine, ona emeği geçen tüm öğretmenlerine karşı vefasını esirgemeyen coşkusu yüksek bir arkadaşımızdı. Meslektaş olarak bulunmaz Hint kumaşıydı. Provada yorulmayan, ekip ruhuna inanan, namuslu, samimi, sahnede sırtını güvenle yaslayabileceğin, oyun oynamaktan sonsuz keyif alan, hücrelerine kadar komple oyuncuydu. Mizah duygusunu elden bırakmadan çelişkileri gören gözleriyle anlattığı hikâyeleri unutulmaz. Sahne dışında da seyirci olarak onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. Sesi ve müziği de öyleydi. 2009'a kadar kalabalık ortamlarda birbirimize sadece bir merhaba deyişimiz vardır. 2009 yıllında bir televizyon programında gece şovu yapıyordu. Yine çok sevdiğim bir oyuncu arkadaşım, 'Gider misin' dedi. Gidebileceğimi söyledim ve Serhat'la asıl orada tanıştık. O sıralarda 'İntiharın Genel Provasına' başlamak üzereydik. Fakat dört ayrı karakteri oynayacak bir rol vardı, hepimizi sürükleyecek. Onu gördükten sonra, 'Serhat, tiyatro yapmaz mısın şu sıralar. Yani uygun musun. Var mı bir şey. Ben sana metni göndereyim' dedim. Göndermemi söyledi. Metni çok beğendi. Yönetmenimiz Nurullah Tuncer'di. Duşan Kovaçeviç'in yazdığı 'İntiharın Genel Provası'; Bora Seçkin, ben, İbrahim Can... O kadar güzel bir prova süreci. Onun, Ankara'ya gidiş gelişleri, filmleri vesaire hep birlikte bu oyunu çıkardık Üsküdar'da 2009'da. 2010'da da bu sahnedeydik. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılıp açıldıktan sonra ilk oyun o oldu. Saat 12.00'de burada öğlen onu oynadık ve Ümraniye'deki oyunlarımıza yetiştik. O gün üç tane o oyundan üç tane oynadık. Hatıralar bitmez. Biz yurt dışı turnelerinde de bulunduk. Çok neşeli ortamlardı ama bir yerde oynadık ki Arnavutluk'a gitmiştik. Orada Elbasan'da oynadık. Hiçbir teknik olanağı olmayan bir tiyatroydu. Bizim oyunumuz da çok teknikle ilişkiliydi. Altyazı yok, hiçbir şey yok ve biz o oyunu orada oynadık. Yine reaksiyon aldık. 'Biz orada oynadıysak nerede oynarsak oynayalım bu oyun mutlaka seyirciyle buluşur' dedik. Çok hoş bir dönemdi. Teknisyeninden yönetmenimize kadar herkes tarafından o kadar çok sevildi ki. Ne diyeyim? Ruhu şad olsun. Birkaç son sözüm daha var. Bir şey daha eklemek istiyorum. Asıl ödül senindi. Bizim için gönlümüzdeki ödülün sahibi sendin, bunu unutma. Bizler hayata karşı çocuksu merakına ve yüksek enerjine yetişmeye çalışanlar, daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık. Evet, eksildik. Biz seni çok sevdik. Hatıraların, yüreğine dokunduğun insanlarla yaşamaya devam edecek" diye konuştu.
Kılıç'ın tiyatro çalışmalarına ilişkin anılar da törende öne çıktı. Yıldırımlar, 2009 yılında "İntiharın Genel Provası" oyununda birlikte çalışmaya başladıklarını, oyunun yönetmenliğini Nurullah Tuncer'in yaptığını ve eserin Duşan Kovaçeviç tarafından kaleme alındığını anlattı. Bora Seçkin ve İbrahim Can'ın da yer aldığı oyun, 2009'da Üsküdar'da sahnelendi; 2010 yılında ise Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde oynandı.
Yıldırımlar, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yenilenerek yeniden açılmasının ardından burada sahnelenen ilk oyunun "İntiharın Genel Provası" olduğunu, aynı gün öğle saat 12.00'de oyunu sahneledikten sonra Ümraniye'deki gösterimlere yetiştiklerini ve bir günde oyunu üç kez oynadıklarını aktardı.
Oyunun yurt dışı turnelerinde Arnavutluk'un Elbasan kentinde de sahnelendiğini belirten Yıldırımlar, teknik imkanların bulunmadığı tiyatroda altyazı olmadan gösteri yaptıklarını ve buna rağmen seyirciden karşılık aldıklarını söyledi. Oyunun teknisyeninden yönetmenine kadar ekipteki herkes tarafından çok sevildiğini ifade eden Yıldırımlar, Kılıç'ın hayatına dokunduğu insanların hafızasında yaşamaya devam edeceğini dile getirdi.
Kılıç Ankara'ya uğurlandı
Anma töreninin ardından Serhat Kılıç'ın naaşı cenaze ambulansıyla Ankara'ya gönderildi. Kılıç için yarın Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde ikindi namazının ardından cenaze namazı kılınacak.
Ünlü oyuncunun cenazesi, namazın ardından Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Ömer Faruk Daşkın
GÜNDEM 07 Eylül 2026 Pazartesi, 14:58
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Yıldırım'da kadın ve çocuklara teleferik keyfi
Bursa'da Yıldırım Belediyesi, ilçedeki 4 bin...
Galibaf'tan ABD'ye sert mesaj: Kurallar değişti
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf,...
Gürlek açıkladı: 12. Yargı Paketi ekimde geliyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi'nin...
Firari FETÖ hükümlüsüne yardım soruşturması
Muğla'da firari FETÖ hükümlüsü Burkay...