İran'dan ABD'ye yaptırım tepkisi: Burası Normandiya değil
DÜNYA, 26 Ağustos 2026 Çarşamba, 09:09
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in İran'a yönelik yeni yaptırımları açıklarken kullandığı "ekonomik Normandiya Çıkarması" benzetmesine tepki gösterdi. Galibaf, ABD'nin yaklaşımını alaycı ifadelerle eleştirirken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de Washington'ın tutumunun artık yalnızca İran'ı ilgilendiren bir mesele olmadığını savundu.
Galibaf'tan Bessent'e Normandiya göndermesi
Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Bessent'in dün düzenlediği basın toplantısına atıfta bulundu. ABD Hazine Bakanı, İran'a karşı uygulanacak yaptırımları "ekonomik Normandiya Çıkarması (D-Day)" olarak tanımlamıştı.
İran Meclis Başkanı ayrıca Bessent'e yöneltilen, "ABD, Almanya'ya bir zaman çizelgesi vermemişti. Peki neden yaptırımları bugün uygulamıyorsunuz?" sorusuna verilen yanıtı da eleştirdi. Bessent bu soruya, "Küresel finansal sistemi neden havaya uçurmak isteyeyim?" şeklinde karşılık vermişti.
Galibaf ise bu açıklamaya ilişkin, "Önce ekonomik D-Day diyor, sonra 'Neden finansal sistemi havaya uçurmak isteyeyim?' diyor. Efendim, burası Normandiya değil, bir doğaçlama gecesi ve siz de senaryonuzu unutmuşsunuz" ifadelerini kullandı.
Bekayi: "Mesele artık yalnızca İran'dan ibaret değil"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de Washington yönetiminin açıklamalarına sosyal medya üzerinden karşılık verdi. ABD'nin ekonomik baskı politikasının kapsamına dikkat çeken Bekayi, "ABD, 'Ekonomik D-Day' diyor. Gölge gibi itaatkar görünmeyi tercih edenler de 'Her şey yolunda' diyor. Ancak bir dakika, kesinlikle durum yolunda değil. Bir zorba, her banka, şirket, liman ve hükümetin Washington'ın keyfi taleplerine uymak ya da ABD'nin misillemesiyle karşı karşıya kalmak arasında seçim yapmak zorunda olduğunu ilan ettiğinde, mesele artık yalnızca İran'dan ibaret değildir" dedi.
Bekayi, ABD'nin yaklaşımının uluslararası hukuk açısından da ciddi sonuçlar doğurduğunu öne sürerek, "Bu, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın en temel ilkeleri olan, devletlerin egemen eşitliği ve kendi geleceğini tayin hakkına saygıyı ortadan kaldırmak anlamına gelmektedir. Egemenliğine ve ulusal çıkarlarına değer veren hiçbir saygın ülke, böylesine kapsamlı bir hukuk ihlalinin ve sistematik baskının normalleştirilmesini kabul etmez" ifadelerini kullandı.
Ömer Faruk Daşkın
DÜNYA 26 Ağustos 2026 Çarşamba, 09:09
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Yenişehir'de 11'inci 'Uluslararası Altın Biber Festivali' için geri sayım başladı
Yenişehir'in kültürünü, tarımsal üretim gücünü...
Dolar ve euro güne nasıl başladı? İşte güncel fiyatlar
Dolar 48,1170 liradan, euro ise 56,1680 liradan...
Vedat Muriqi: Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne taşımak istiyoruz
Fenerbahçe'nin Lyon ile oynayacağı Şampiyonlar...
Bursa'da kaybolan 50 küçükbaş hayvan dronla bulundu
Bursa'nın İnegöl ilçesinde ağıldan çıkan 50...