Bursa'da öldürülen Gökçe Alkan'ın ailesi konuştu: "Adalet istiyoruz"

Bursa'da öldürülen Gökçe Alkan'ın ailesi konuştu: "Adalet istiyoruz"

BURSA, 06 Ekim 2026 Salı, 10:58
Bursa'nın Karacabey ilçesinde ormanlık alanda öldürülen 18 yaşındaki Gökçe Alkan'ın ailesi yaşananların ardından konuştu. Anne Zeynep Alkan kızına olay günü dışarı çıkmamasını söylediğini belirtirken, abla Özlem Akbay, şüpheli Mustafa B.'nin "kaza yaptım, hastanedeyim" diyerek Gökçe'yi çağırdığını ve kardeşinin ilişkiyi bitirmek için yüzleşmeye gittiğini öne sürdü. Aile, şüphelinin en ağır cezayı almasını istedi.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde ormanlık alanda öldürülen 18 yaşındaki Gökçe Alkan'ın ailesi, genç kızın ölümünün ardından yaşananları anlattı.

Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi.

İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesinin ardından Mustafa B.'nin Gökçe Alkan'ı bıçakla boğazından yaralayarak öldürdüğü öne sürüldü.

Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, Mustafa B.'nin de kendisine zarar vererek boynundan yaralandığı belirtildi.

Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi.

"Çıkma dedim ama çıkacağım dedi"

Gökçe Alkan'ın annesi Zeynep Alkan, olay günü saat 18.00'e kadar kızıyla birlikte olduğunu söyledi.

Kızının daha sonra dışarı çıkmak istediğini belirten anne Alkan, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi" ifadelerini kullandı.

Gökçe'nin erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını belirten anne, kızının daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini söyledi.

Zeynep Alkan, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi.

Saatlerce kızına ulaşamadı

Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına yanıt alamadığını söyledi.

Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve kızının öldüğünü burada öğrendiğini ifade etti.

"Adalet istiyorum"

Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi.

Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için Karacabey'de düzenlenen yürüyüşte de, "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle çağrıda bulunmuştu.

Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi"

Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu anlattı.

Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini belirten Akbay, Gökçe'nin kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini söyledi.

Akbay, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi.

Ablasının anlatımına göre Mustafa B., Gökçe'ye iki gündür ulaşmamasının nedenini hastanede olmasına bağladı.

Bu anlatımdan şüphelendiğini belirten Özlem Akbay, kardeşine, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" ifadelerini kullandığını söyledi.

Akbay, Mustafa B.'nin gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını belirtti.

"Gitme dedim, yüzleşmek istedi"

Özlem Akbay, olay günü Mustafa B.'nin Gökçe'yi yeniden aradığını ve kaza yaptığını, otomobilinin pert olduğunu ve hastanede bulunduğunu söylediğini ileri sürdü.

Mustafa B.'nin Gökçe'yi otomobili göstermek için çağırdığını anlatan Akbay, kardeşini gitmemesi konusunda uyardığını belirtti.

Akbay, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? 'Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı.

Gökçe'nin erkek arkadaşıyla görüşmek için değil, ondan ayrılmak ve yüzleşmek amacıyla yanına gittiğini savunan Akbay, yaşananların planlı olduğunu düşündüğünü söyledi.

Bu değerlendirme, Gökçe Alkan'ın ablasının iddiası olarak kayda geçti.

"Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim"

Kardeşine Mustafa B.'nin uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu belirten Özlem Akbay, Gökçe'nin kendisine, "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini aktardı.

Akbay, daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu ifade etti.

Gökçe'nin başka bir telefonunun bulunduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını ise kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini söyledi.

Söz konusu anlatımların aile ve çevreden aktarılan iddialar olduğu belirtildi.

Hastanede şüpheliyle karşılaştı

Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Özlem Akbay, burada Mustafa B. ile karşı karşıya geldiğini söyledi.

İlk etapta yaşananların trafik kazası olduğunu düşündüğünü belirten Akbay, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi.

Akbay, kardeşinin hakkını sonuna kadar arayacağını belirterek, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" ifadelerini kullandı.

Dayısı: "Melek gibi bir kızdı"

Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi.

Gökçe'yi 18 yaşına kadar özenle büyüttüklerini anlatan Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi.

Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü söyleyen Yavuz, Mustafa B. hakkında herhangi bir konuşma yapmadıklarını ve Gökçe'nin daha önce tehdit edildiğine ilişkin kendisine bir bilgi ulaşmadığını ifade etti.

"Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler"

Şenol Yavuz, olaydan ilk olarak Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı şeklinde haberdar olduğunu söyledi.

Yavuz, "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" dedi.

Ailenin, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin tüm ayrıntılara henüz hakim olmadığını da ifade etti.

Bu yıl liseden mezun olmuştu

Gökçe Alkan'ın bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenildi.

Ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olan Gökçe'nin cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi.

Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından 18 yaşındaki genç kız toprağa verildi.

Karacabey'de Gökçe için yürüdüler

Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de geniş katılımlı bir yürüyüş düzenlendi.

Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğrafları bulunan vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi ve adalet çağrısında bulundu.

Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilen görüntüler kalırken, cenaze evinin önüne Gökçe'nin spor ayakkabıları bırakıldı.

 

BURSA 06 Ekim 2026 Salı, 10:58

Yorumlar

Öne Çıkanlar

Diğer Haberler

Bursa'da ana yolda feci kaza: Metrelerce savruldu, hayatını kaybetti

Bursa'da ana yolda feci kaza: Metrelerce savruldu, hayatını kaybetti

Bursa-İzmir yolu Ertuğrul Mahallesi mevkiinde...
Akaryakıt tabelası gece yarısı değişti: Motorine 4,95 TL indirim

Akaryakıt tabelası gece yarısı değişti: Motorine 4,95 TL indirim

Motorinin litre fiyatına gece yarısından...
"İflas ettik" diyerek mağdur ettikleri iddiası: Milyonluk mal varlıklarına el konuldu

"İflas ettik" diyerek mağdur ettikleri iddiası: Milyonluk mal varlıklarına el konuldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı,...
TFF kulüp lisans sürecini tamamladı: 11 UEFA, 44 Ulusal Lisans verildi

TFF kulüp lisans sürecini tamamladı: 11 UEFA, 44 Ulusal Lisans verildi

Türkiye Futbol Federasyonu, 2026-2027 Kulüp...
Hakan Fidan'dan kritik Yemen açıklaması: "Olağanüstü toplandık"

Hakan Fidan'dan kritik Yemen açıklaması: "Olağanüstü toplandık"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Riyad'da...
Merz'den Rusya'ya sert mesaj: "Gerekirse güçlü yanıt vereceğiz"

Merz'den Rusya'ya sert mesaj: "Gerekirse güçlü yanıt vereceğiz"

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Litvanya...