Yargıtay'dan düğün altınları için emsal karar

EKONOMİ, 17 Temmuz 2026 Cuma, 10:54

Yargıtay'ın düğün takılarıyla ilgili yeni içtihadına göre takılar, kural olarak kime takıldıysa ona ait olacak. Kararın gerekçesi ve ayrıntıları açıklandı.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünlerde takılan ziynet eşyalarının paylaşımına ilişkin uzun yıllardır uygulanan içtihadını değiştirdi. Yeni uygulamaya göre ekonomik değeri bulunan takılar, aksi yönde bir anlaşma veya ispatlanmış yerel örf ve adet bulunmadığı sürece kural olarak kime takıldıysa o kişiye ait sayılacak. Buna göre bilezik ve kolye gibi kadına özgü ziynet eşyaları geline ait olurken, damada takılan para, çeyrek altın ve saat gibi eşyalar ise damadın malı kabul edilecek.

Hukuk Dairesi, kısa süre önce verdiği kararda yalnızca yeni uygulamayı değil, bu değişikliğin gerekçelerini de ayrıntılı şekilde ortaya koydu. Karar, boşanma davalarında düğün takılarının paylaşımına ilişkin süregelen tartışmalara da emsal niteliği taşıyor.

İçtihat neden değişti?

Son dönemde boşanma davalarının artmasıyla birlikte en sık uyuşmazlık yaşanan konulardan biri olan düğün takılarının aidiyeti konusunda Yargıtay, 2024 yılında içtihat değişikliğine gitmişti. Daha önce, düğünde hangi eşe takılırsa takılsın tüm altınların geline ait olduğu yönünde karar veren Daire, bu uygulamayı değiştirdi.

İncelenen davada kadın taraf, düğün sırasında damada takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine ait olduğunu ileri sürdü. İlk Derece Aile Mahkemesi bu talebi kabul etti. Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de kadına özgü olmayan ve erkeğe takılan takıları kadına ait kabul etti. Erkek tarafın temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise emsal nitelikte bir karara imza attı.

Kararın gerekçesi açıklandı

Kararda, Dairenin önceki uygulamasında "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" anlayışının benimsendiği hatırlatıldı.

Ancak toplumdaki gelenek ve göreneklerin zamanla değiştiğine dikkat çekilen kararda şu değerlendirmeye yer verildi:

"Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur."

Kararda ayrıca taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımına ilişkin bir anlaşma varsa öncelikle bu anlaşmanın uygulanacağı, anlaşma bulunmaması halinde ise yerel örf ve adetin iddia edilip ispatlanması durumunda paylaşımın buna göre yapılacağı belirtildi.

Bunun mümkün olmaması halinde ise ekonomik değeri bulunan eşyaların, kural olarak takıldığı kişiye ait olacağı ifade edildi. Karşı cinse özgü olduğu belirlenen takıların ilgili cinse ait sayılacağı, bu konuda uyuşmazlık yaşanması halinde bilirkişi incelemesi yapılabileceği kaydedildi. Bilirkişi raporunda eşyanın her iki cins tarafından da kullanılabildiğinin belirlenmesi halinde ise takının takıldığı eşe ait olacağı vurgulandı.

Takı sandığı veya torbasına bırakılan ekonomik değeri bulunan eşyalar bakımından da benzer ilke benimsendi. Buna göre, eşya kadın ya da erkeğe özgü ise o kişiye ait sayılacak, her iki cins tarafından kullanılabilecek nitelikteyse ortak mal olarak değerlendirilecek. Kararda ayrıca, hayatın olağan akışına aykırı bir iddiada bulunan tarafın bunu ispatla yükümlü olduğu, ziynet alacağı davalarında kadınlara özgü takıların normal şartlarda kadın eşin himayesinde bulunduğunun kabul edildiği ve bunun aksini ileri süren tarafın iddiasını kanıtlaması gerektiği ifade edildi.

Aile Mahkemesi kararı bozuldu

İncelenen dosyada, davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği belirtilen 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın, 10 adet çeyrek altın ile 14 gram ağırlığında bir kolye-zincir yönünden davanın kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtildi.

Kararda, halk arasında "iki buçukluk" olarak bilinen gremse altının Darphane tarafından basılan yüksek gramajlı bir yatırım ve ziynet altını olduğu, 10 adet çeyrek altına ya da 2,5 tam altına denk geldiği bilgisine de yer verildi.

Ancak dosyada bulunan bilirkişi raporunda, düğün sırasında damada doğrudan 6 adet çeyrek altın takıldığının açık şekilde tespit edildiği hatırlatıldı. Bu çeyrek altınların niteliği gereği kadına özgü ziynet eşyası olmadığına dikkat çeken Yargıtay, bunların damada ait kabul edilmesi gerektiğini belirtti.

Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin toplam 16 çeyrek altının tamamını kadın lehine hüküm altına almasını usul ve yasaya aykırı bulan Daire, yalnızca kadına ait olduğu belirlenen 10 çeyrek altın yönünden karar verilmesi gerekirken damada takılan 6 çeyrek altının da kadın lehine değerlendirilmesi nedeniyle hükmü bozdu.

Ömer Faruk Daşkın
 

EKONOMİ 17 Temmuz 2026 Cuma, 10:54

Benzer Haberler

12'nci Yargı Paketi Meclis'te kabul edildi

12'nci Yargı Paketi TBMM Genel Kurulu'nda kabul...

Beşiktaş'ta Leandro Trossard için görkemli imza töreni

Leandro Trossard, Beşiktaş ile 3+1 yıllık...

Formula 1'de gözler Belçika Grand Prix'sine çevrildi

Formula 1'de sezonun 10. yarışı Belçika Grand...

Yasa dışı bahis soruşturmasında 19 şüpheliye operasyon

Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında...

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı

Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği...

20 Yaş Altı Milli Takımı Avrupa Şampiyonası'na veda etti

20 Yaş Altı Milli Basketbol Takımı, FIBA 20 Yaş...