İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Katar aracılığıyla ABD'ye 7 günlük bir plan ilettiklerini belirten Arakçi, gerekli koşulların karşılanması halinde deniz trafiğinin bir hafta içerisinde normale dönebileceğini söyledi. İranlı Bakan, sürecin ilerlemesi için Washington'ın karar vermesi gerektiğini vurguladı.
İran ile ABD arasında devam eden gerilimde, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı yeniden gündeme geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 17 Ekim'de Bağdat'ta gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 52. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda konuşarak boğazdaki deniz trafiğinin yeniden başlaması için hazırladıkları planın ayrıntılarına değindi.
İslam ülkeleri arasında birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Arakçi, bölgesel krizlerin askeri yöntemler yerine diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.
"Hürmüz Boğazı 7 gün içinde yeniden açılabilir"
Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenli şekilde sürdürülmesini desteklediklerini ifade eden Arakçi, İran'ın bu konuda diplomatik çözüm arayışını devam ettirdiğini söyledi.
ABD'ye Katar aracılığıyla daha önce somut bir teklif sunduklarını hatırlatan İranlı Bakan, gerekli şartların sağlanması durumunda boğazın yedi gün içerisinde yeniden açılabileceğini ve gemi trafiğinin normal seyrine dönebileceğini açıkladı.
"Artık karar ABD'ye ait" diyen Arakçi, Tahran yönetiminin müzakereye açık olduğunu ancak bunun için karşılıklı güvenin yeniden oluşturulması gerektiğini belirtti.
ABD'nin yeni askeri saldırılar düzenlemeyeceğine ilişkin güvenilir garantiler verilmesini isteyen Arakçi, İran'ın baskı ve tehdit altında egemenlik haklarından vazgeçmeyeceğini vurguladı.
"Hürmüz'deki güvensizliğin sorumlusu ABD ve İsrail"
Arakçi, Hürmüz Boğazı'nın 28 Şubat 2026 tarihine kadar gemi geçişlerine açık olduğunu belirterek, sonrasında yaşanan güvenlik sorunlarından ABD ve İsrail'i sorumlu tuttu.
Deniz ticaretindeki kesintilerin askeri saldırılar ve uygulanan abluka nedeniyle ortaya çıktığını savunan İran Dışişleri Bakanı, tehditler devam ederken deniz ulaşımının güvenli biçimde normale dönmesinin beklenemeyeceğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın özellikle enerji sevkiyatı ve uluslararası ticaret açısından İslam ülkeleri için hayati öneme sahip olduğunu hatırlatan Arakçi, güvenli geçişlerin yeniden sağlanması için askeri gerilimin azaltılması gerektiğini söyledi.
"Deniz trafiği iki haftada yüzde 60'a ulaşmıştı"
İran ve ABD arasında yürütülen önceki diplomatik girişimlere de değinen Arakçi, Pakistan'ın arabuluculuğu ve Katar'ın desteğiyle 17 Haziran'da İslamabad Mutabakatı'nın imzalandığını hatırlattı.
Mutabakatın beşinci maddesi kapsamında İran'ın gemilerin güvenli geçişini kolaylaştırmayı taahhüt ettiğini belirten Arakçi, bu doğrultuda Umman ile teknik görüşmelere başladıklarını açıkladı.
Yapılan düzenlemeler sayesinde iki hafta içerisinde deniz trafiğinin savaş öncesindeki seviyesinin yaklaşık yüzde 60'ına ulaştığını öne sürdü.
Ancak ABD'nin tek taraflı uygulamaları ve yeniden düzenlediği askeri saldırıların mutabakatın hayata geçirilmesini engellediğini savundu.
Anlaşmada yer alan uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının da işletilmediğini belirten Arakçi, yaşanan gelişmelerin taraflar arasındaki güven sorununu derinleştirdiğini söyledi.
"Barış, yok etme tehditleriyle sağlanamaz"
İran'ın son iki yıldır diplomatik çözüm için çaba gösterdiğini ifade eden Arakçi, görüşme girişimlerinin tekrar tekrar askeri saldırılarla kesintiye uğradığını ileri sürdü.
Uluslararası hukukun tüm ülkelere eşit uygulanması gerektiğini vurgulayan İranlı Bakan, devletlerin egemenliği, toprak bütünlüğü ve iç işlerine müdahale edilmemesi ilkelerinin korunması çağrısında bulundu.
İran'ın kendi güvenliğini ve ulusal çıkarlarını savunmaya devam edeceğini söyleyen Arakçi, askeri tehditlerle kalıcı barış sağlanamayacağını belirtti.
Tehdit ve baskıların sona ermesi halinde karşılıklı saygı çerçevesinde müzakerelerin yeniden başlayabileceğini ifade etti.
Yemen için siyasi çözüm çağrısı
Konuşmasında Yemen'deki gelişmelere de değinen Arakçi, Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların askeri yöntemlerle sona erdirilemeyeceğini söyledi.
Yemen ve Suudi Arabistan'ın egemenliği ile toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirten İranlı Bakan, tüm tarafların dahil edildiği kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılması gerektiğini vurguladı.
Bölgede kalıcı barışın ancak diyalog yoluyla sağlanabileceğini ifade eden Arakçi, daha önce üzerinde uzlaşılan barış yol haritasının uygulanmasına destek vermeye hazır olduklarını açıkladı.
"Bölge ülkeleri güvenliği birlikte sağlamalı"
Ortadoğu'daki güvenlik sorunlarının bölge ülkeleri arasında iş birliğiyle çözülmesi gerektiğini söyleyen Arakçi, dış güçlerin askeri müdahalelerinin yeni krizlere neden olduğunu savundu.
Komşu ülkelerin topraklarının, hava sahalarının ve altyapılarının birbirlerine yönelik saldırılarda kullanılmaması çağrısında bulundu.
Hiçbir ülkenin diğerlerinin güvenliğini tehlikeye atarak kalıcı güvenlik sağlayamayacağını belirten Arakçi, İran'ın bölgesel istikrar için komşularıyla çalışmaya hazır olduğunu ifade etti.
İran'ın tehditler karşısında egemenlik haklarından vazgeçmeyeceğini yineleyen Arakçi, karşılıklı saygı ve güvenilir garantiler temelinde diplomatik görüşmelere açık olduklarını sö
DÜNYA 18 Ekim 2026 Pazar, 13:07
Benzer Haberler