İfade etmek ve anlamak birbirinin olmazsa olmazıdır. Tıpkı nasılki bir televizyon ve kumanda birbiri ile senkronize ise, ifade etmek te, anlamak fiili ile senkronize olmazsa, anlatilanda bosa gider, anlatmak istenilende! 'Kişinin bilgisi karşısındakinin anladigi kadardır' cümlesi her ne kadar isabetli bir tespit gibi gözükse de; Kur'an nur'u ile tanışmamiş bir kişiden alınmış bir görüş oldugu aşikardır. Sahabilerimizin zamanında, islamla sereflenmis muminler hepsi çok zekiydi. Bir çoban bile kumandanlık yapıyordu. 10 yaşında Enes isminde bir çocuk, peygamber efendimize hizmet ediyor uzun yıllar ve en çok hadisi şerif rivayet edenlerin ilki oluyor. O zamanlarda Kur'anı Kerim indiği içindir ki hadisler yazılmıyor, karışıklık olmasin diye; ki peygamber efendimizin vefatindan sonra nakl ediyor bu kadar cok hadisi serifi. İşte tespit; hadisi serif nakledenlerin ve bir sonraki nesile nakillerin ne kadar titiz ve ne kadar ahlak kurallari ile itinayla bu gunumuze geldigini biliyoruz. Enes bin malik hazretlerinin zekasi nasil ki; binlerce söz ve davranislarini ezberliyor, ki; anlam ve ifade farklılığı olmadan bir sonraki kuşağa aktarmis. İşte, sadece çölde yaşayan fakat Kuran nuru ile aydinlanan zihni, hak cumleleri yazmak icin adeta bellek aciyor. Sonuc; "Evrim teorisinin gercekte tespiti", Allah'ın yaratmadaki ifade edebilme sanati ile bizlere insanin zaten hep var olan beyin hucrelerinin, kuran nuru ile aydinlatip, bilgi zeka idrak anlama izan ve en nihayeti ile ifade etme kabiliyeti gelismesi gerceklesiyor. ifade etmek ten bahserdeken, bu konuyu nasil ifade ettim ve gercekten nasil anladiniz; İşte bu o Nur. Samsung Mobile tarafından gönderildi
GÜNDEM 21 Haziran 2015 Pazar, 11:54
Benzer Haberler