Fransa'da 17 Ekim'de hayat pahalılığı ve eğitim sistemindeki sorunlara karşı düzenlenen kitlesel gösterilerin şiddet olaylarına dönüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ulusa seslendi. Yağma, kundaklama ve kamu binalarına yönelik saldırılara karışanların cezalandırılacağını açıklayan Macron, gerekirse bazı gösterilerin yasaklanabileceğini söyledi. Ülke genelindeki olaylarda yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alınırken, son açıklanan verilere göre 997 polis ve jandarma yaralandı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 17 Ekim'de ülke genelinde düzenlenen ve birçok kentte şiddet olaylarının yaşandığı protestoların ardından 18 Ekim'de ulusa sesleniş konuşması yaptı.
Hayat pahalılığı, akaryakıt fiyatları ve eğitim sistemindeki sorunlara tepki göstermek amacıyla başlayan eylemlerde iş yerlerinin yağmalanmasını, kamu binalarının ateşe verilmesini ve güvenlik güçlerine yönelik saldırıları kınayan Macron, sorumluların yargı önünde hesap vereceğini belirtti.
"Yıkanlar bedelini ödemeli, yağmalayanlar zararı karşılamalı"
Macron, protestolar sırasında yaşanan şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, olaylara karışanların cezalandırılması gerektiğini söyledi.
Fransa genelinde ve denizaşırı bölgelerde meydana gelen saldırılardan aşırı sol grupları ve onlara katıldığını belirttiği suçluları sorumlu tutan Macron, kamu binalarının hedef alınmasına sert tepki gösterdi.
Limoges'da belediye binasının, Lyon'da turizm danışma merkezinin ateşe verilmesini, Marsilya'daki belediye binasına yönelik saldırıyı ve Bordeaux'da valinin resmî konutunun hedef alınmasını örnek gösteren Macron, yaşananların ülke açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
"Yıkanlar bedelini ödemeli, yağmalayanlar verdikleri zararı karşılamalı. Cumhuriyeti yıkmaya çalışanlar bunun hesabını vermeli" ifadelerini kullanan Macron, olayların sorumlularına karşı kararlı bir hukuki süreç yürütüleceğini açıkladı.
"Bu akşam hepimiz öfke ve utanç duyuyoruz"
Ülkenin birçok kentinde yaşanan yıkımın kendisinde öfke ve üzüntü yarattığını belirten Macron, sokakların tahrip edilmesinin mazur görülemeyeceğini söyledi.
Güvenlik güçlerine destek mesajı veren Fransa Cumhurbaşkanı, olaylarda yaralanan polisler, jandarmalar ve diğer güvenlik personelinin yanında olduklarını ifade etti.
Hükümetten gösteriler sırasında yaşanan güvenlik açıklarının araştırılmasını isteyen Macron, istihbarat faaliyetleri ve olayların önceden tespit edilmesi konusunda gerekli değerlendirmelerin yapılacağını belirtti.
Adalet Bakanlığının da soruşturmalarda kararlı bir tutum izlenmesini istediğini aktaran Macron, işlenen suçların karşılıksız bırakılmayacağını vurguladı.
Gerekirse bazı gösteriler yasaklanacak
Macron, şiddet olaylarının yeniden yaşanmaması amacıyla güvenlik önlemlerinin artırılacağını duyurdu.
Valilerin belediye başkanlarıyla koordinasyon halinde kamu binalarını, iş yerlerini ve kent merkezlerini korumak için gerekli kararları alacağını belirten Macron, ihtiyaç duyulması halinde bazı toplantı ve gösterilerin yasaklanabileceğini açıkladı.
Siyasi partilere, sendikalara ve meslek kuruluşlarına da çağrıda bulunan Fransa Cumhurbaşkanı, bütün kesimlerin şiddeti açık biçimde kınaması ve toplumda sükûnetin sağlanması için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Başbakan Sebastien Lecornu'nün siyasi partiler, sendikalar ve meslek örgütlerinin temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştireceğini belirten Macron, hükümetin zarar gören işletmeler için de destek mekanizmalarını devreye alacağını bildirdi.
"Barışçıl göstericilerle yağmacıları birbirine karıştırmamalıyız"
Macron, protestolara katılan yüz binlerce kişinin ekonomik sıkıntılar ve eğitim sistemindeki sorunlara yönelik taleplerinin meşru olduğunu belirterek, barışçıl göstericilerin şiddete başvuran gruplarla aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Vatandaşların hayat pahalılığına ve artan akaryakıt fiyatlarına yönelik endişelerini anladığını söyleyen Macron, hükümetin bu sorunlara çözüm üretmek zorunda olduğunu ifade etti.
Fransa'nın tarafı olmadığı Basra Körfezi'ndeki çatışmaların küresel enerji fiyatlarını etkilediğini savunan Macron, akaryakıt ve doğal gaz tedarikinin güvence altına alınması için uluslararası girişimlerde bulunduklarını belirtti.
Macron, enerji arzına ilişkin diplomatik temaslarını sürdürmek amacıyla Körfez ülkelerine ziyaret gerçekleştireceğini de açıkladı.
Öğrencilerin talepleri için yeni adım
Fransa'da haftalardır devam eden lise ve üniversite öğrencilerinin protestolarına da değinen Macron, gençlerin eğitim koşulları ve gelecekleri konusunda ciddi kaygılar taşıdığını söyledi.
Öğrencilerin taleplerinin küçümsenmemesi gerektiğini belirten Macron, hükümetin gençlerin sorunlarını çözmek için diyalog kanallarını açık tutacağını ifade etti.
Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan platforma 100 binden fazla görüş ve öneri iletildiğini açıklayan Macron, öğrenciler, öğretmenler, işverenler, sendika temsilcileri, yerel yöneticiler ve parlamenterlerin çözüm önerileri üzerinde birlikte çalışacağını söyledi.
Hükümetin hem kamu düzenini korumak hem de toplumsal taleplere karşılık vermekle yükümlü olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi birlik çağrısı
Konuşmasının sonunda yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimine de değinen Macron, Fransa'nın yaklaşık altı ay sonra önemli bir demokratik sürece gireceğini hatırlattı.
Siyasi tartışmaların şiddet olaylarının gölgesinde kalmaması gerektiğini belirten Macron, ülkenin geleceğine ilişkin görüş ayrılıklarının demokratik yöntemlerle ele alınmasını istedi.
Fransa'nın güçlü bir demokrasi olduğunu söyleyen Macron, toplumsal sorunların çözümü için diyalog ve karşılıklı saygının önemine dikkat çekti.
Protestolarda yaklaşık 2 bin 400 gözaltı
Fransa'da 17 Ekim'de düzenlenen gösterilere resmî verilere göre yaklaşık 550 bin kişi katılırken, organizatörler katılımcı sayısını 800 bin olarak açıkladı.
Ülke genelinde birçok kentte yağma, kundaklama ve güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşandı.
Fransa İçişleri Bakanlığının güncellenen verilerine göre olaylar sırasında 2 bin 397 kişi gözaltına alındı, 997 polis ve jandarma yaralandı.
Paris'teki Magenta Bulvarı'nda bir kişinin kalp ve solunum durması sonucu yaşamını yitirdiği bildirildi. Ölümün gösterilerde yaşanan şiddet olaylarıyla bağlantılı olup olmadığına ilişkin soruşturma başlatıldı.
Geniş çaplı protestoların ardından hükümet, zarar gören kentlerde güvenlik önlemlerini artırırken, olaylara ilişkin adli soruşturmalar devam ediyor.
DÜNYA 19 Ekim 2026 Pazartesi, 09:12
Benzer Haberler