MHP’nin tutuklu milletvekili Engin Alan, Başbakan Erdoğan’a saygısızlık yaptığı ileri sürülen o olayı anlattı. Tutuklu milletvekili Engin Alan, EtikHaber yazarı Metin Özkan’a önemli açıklamalarda bulundu. İşte o röportajdan bazı bölümler: Metin Özkan: Sayın Alan TBMM’de tutuklu vekiller için yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Engin Alan: Bizi yine bu mahkemeler yargılayacaklarsa hiçbir şey değişmez. Bunun adı yeniden yargılama olmaz. Çünkü aynı sahte deliller, aynı sahte belgeler ve aynı sahte kanıtlarla bizi yargılayacaklar. Oysa yeniden yargılama yerine sıfırdan yargılama olmalıdır. Benim çıkmak gibi bir derdim yok. Meclise çağrımdır: Suçluluğuma inanıyorlarsa çıksınlar milletvekilliğimi düşürsünler. İddia ediyorum bunlar yeniden yargılama dedikleri bu süreci yerel seçimlerden önce tamamlayacak ve başta KCK’lılar olmak üzere hepsini tahliye edip hatta yeniden aday gösterecekler. Yeniden yargılama dedikleri yeni bir kumpastır. BAŞBAKAN’A NEDEN AYAĞA KALKMADI Metin Özkan: Sayın Alan çok tartışılan bir konu var. Kamuoyunda sizin aslında Başbakan’a ayağa kalkmadığınız için burada yattığınız olgusu oluştu. Hatta Sayın Başbakan’ın “Çanakkale’de ayağa kalkmayanlar şimdi nerede” sözü de tuz biber ekti. Bu olayın gerçek yüzü nedir? Neden ayağa kalkmadınız? Engin Alan: Metin Bey, şimdi size anlatacaklarımdan sakın kimse korktuğumu, geri adım attığımı ve yaptığımı inkar ettiğimi düşünmesin. Benim yaradandan başka hiç kimseden korkum yoktur. Olayın gerçek yüzünü şimdi size tüm çıplaklığıyla anlatıyorum. Çanakkale törenlerinin yapılacağı gün sayın vali beni aradı. “Komutanım Başbakanımızın Özel Kalem Müdürü aradı programında bir gecikme olacakmış, törenlerin başlamasını iki saat erteleyebilir miyiz diye sordu” dedi. Ben de kendisine “Sayın Valim resmi yazıları Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve makamınıza yazılı olarak tebliğ ettim. Törenleri erteleme şansımız yok. TSK geleneğinde ivedi durumlar dışında böyle bir şey yapılamaz. Üstlerime hesap vermek zorundayım. Ancak isterseniz Sayın Başbakan’ın talebidir diyerek törenleri iki saat erteleyebilirim. İsterseniz bunu yeni bir yazıyla üstlerime bildireyim” dedim. Sayın Vali “Komutanım o zaman bir Başbakanlıkla yeniden bir telefon görüşmesi yapıp size döneyim” dedi. Onbeş dakika sonra Vali Bey beni yeni arayarak “Komutanım törenler tam saatinde başlayacak” dedi. Sayın Başbakan’ın normal tören saatinde gelmesiyle birlikte tören başladı. Ben de, bugün bakan ve Başbakan’ın en yakınında olan birçok isimle birlikte Başbakan’ı ayakta karşıladım. Hatta Sayın Başbakan elimi sıkıp “Nasılsınız Paşam, afiyettesiniz inşallah” diye hatırımı bile sordu. Buna isimlerini vermeyeceğim bugün Başbakan’ın yanı başında oturan o isimler şahittir. Vicdanları varsa konuşsunlar. Başbakan yerine oturduktan sonra ben de protokoldeki yerimi aldım. Daha sonra konuşmasını yapmak üzere Başbakan kürsüye çıktı. Konuşmasının sonunda da Türk Silahlı Kuvvetleri dışında, park bahçelerdeki bekçiden tutun, hemen herkese teşekkür etti. Askeri terbiyem gereği kurumuma yapılmış bir haksızlığa TSK adına tavır koyup Başbakan’ın konuşması bitip yerine dönerken ayağa kalkmadım. Bu duruşu mensubu olduğum kurum adına sergiledim. Bugün olsa yine aynısı yapardım.
GÜNDEM 08 Ocak 2014 Çarşamba, 10:42
Benzer Haberler