CHP Bursa Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Sena Kaleli, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 yılında kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı.
Dünya Çocuk Hakları Günü’nde çocukların maruz kaldığı mağduriyetlerini giderilmesi gerektiğini anımsatan Kaleli, çocukların yaşadıkları her türlü travmanın, hem kendi yaşamlarında hem de toplumda kalıcı izler bıraktığını söyledi.
Sena Kaleli’nin 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’ne ilişkin görüşlerinin yer aldığı açıklamada, şu ifadeler yer alıyor:
Çocuk Cezaevleri Kapatılsın!
“Türkiye’de Adana Kürkçüler, Antalya, İzmir Şakran, Ankara Sincan, Adana Pozantı (kapatıldı) olmak üzere, 5 çocuk cezaevi bulunmaktadır.
Ülkemizde cezaevinde bulunan çocuk sayısı her gün değişmekle birlikte, yaklaşık 2 bine yakın çocuk bulunmaktadır. Bu çocukların 450’si hükümlü geri kalanı ise tutuklu yargılanmaktadır.
Çocukların yaşadıkları travmalar hem kendi yaşamlarında hem de toplumda kalıcı izler bırakmaktadır. Suça itilmiş çocukların ortak profiline baktığımızda, eğitimsizlik, parçalanmış aile, anne-babanın denetim eksikliği, aile içi şiddet, yoksulluk, sevgisizlik olduğunu görmekteyiz. Ailenin eğitimiyle, aile içindeki olumsuz ilişkilerle, çok çocuk sayısıyla, suça itilme arasında bir bağlantı mevcuttur. Aile ve toplumda kayıp dünyalar yaratmadan neler yapılabileceği araştırılmalıdır.
Ülkemizde çocuklar için cezaevleri, ıslah mekanı olmaktan çıkmış, işkence mekanları haline gelmiştir. Çocuk cezaevlerinde yaşanan işkence, dayak, tecavüz, tacizler asla kabul edilebilir değildir. Devlet suça itilmiş çocuklara sahip çıkmak zorundadır.
Cezaevleri, çocuğun toplumla barışık, kişilik, sosyal ve kültürel gelişimi açısından, hapishaneler son derece zararlı mekânlardır. Cezaevleri çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçmemekte, tahliye edildikten sonra çocuklar suç işlemeye devam etmektedir. Suça sürüklenen çocukların ıslahı edilmesi, eğitimlerine ara verilmemesi ve toplumsallaşmalarının sağlanması, uluslararası hukukun ve modern aklın gereğidir. Çocuk cezaevleri olmamalı, yerlerine ıslahevleri kurulmalıdır.
Türkiye’de 5 çocuk cezaevi bulunmasının en vahim hususu çocukların ve ebeveynlerin aynı kentlerde olamamasıdır. Çocuklar için çocuk cezaevleri yerine ıslah ve eğitim kurumlarının açılması, çocukların aileleri ve özellikle de anneleri ile yakın yerlerde bulunmaları kesinlikle zorunludur.
En büyük sıkıntı ise daha suç işleyip işlemedikleri belli olmayan çocukların tutuklu olarak ağır koşullarda yaşamak zorunda bırakılmalarıdır. Çocuk tutukluluğuna bir an önce son verilmelidir. Çocuklar hızlı yargılanmalı, yargılamaları farklı olmalıdır. “
BURSA 20 Kasım 2014 Perşembe, 15:10
Benzer Haberler