Boşanma davası açacaklar dikkat!

BURSA, 20 Ağustos 2021 Cuma, 14:46

Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme; ilk davayı açarak, birlikte yaşamaktan kaçınıp boşanmaya sebep olan eşin kusurlu olduğuna hükmetti.

Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme; ilk davayı açarak, birlikte yaşamaktan kaçınıp boşanmaya sebep olan eşin kusurlu olduğuna hükmetti.

Bir süredir eşinden uzaklaşan koca, boşanmak için Aile Mahkemesi'ne başvurdu. Ardından kadın da karşı dava açtı. Mahkeme, gelişen olaylarda tarafları eşit kusurlu bulup çiftin boşanmasına hükmetti. Kararı davalı kadın temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Yargıtay kararında; İlk davayı açarak boşanmaya sebep olan ve birlikte yaşamaktan kaçınan erkeğin tamamen kusurlu olduğuna dikkat çekildi. Kararda şu ifadelere yer verildi: "Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına hükmedilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacı-davalı erkeğin Türk Medeni Kanunu'nun 166/4 maddesine dayalı işbu boşanma davasına esas alınan ilk boşanma davası; erkek tarafından, evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak açılmıştır. Dava, evliliğin sarsılmasına, tarafların ayrı yaşamasına davacı erkeğin kusurlu tutum ve davranışlarının sebebiyet verdiği ve hiç kimsenin kendi kusurlu tutum ve davranışlarına dayanarak hak elde edemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu sebeple tanık anlatımlarında geçen olaylar erkeğin reddedilen boşanma davasından önce olduğu için bu vakıalar davalı- davacı kadın aleyhine değerlendirilemez. Bu durumda ilk davayı açarak boşanma sebebi yaşatan ve birlikte yaşamaktan kaçınan erkeğin tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı erkek tamamen kusurlu olup, Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre, davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi tazminat talebinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme kararı oy birliği ile bozulmuştur."

BURSA 20 Ağustos 2021 Cuma, 14:46

Benzer Haberler

Pezeşkiyan'dan ABD mesajı: "Dayatmadan vazgeçilirsa anlaşma mümkün"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile...

Türk El Bileği Artroskopisi Derneği'nin devrim niteliğinde büyük başarısı

Türkiye'de ilk kez el bileği artroskopisi için...

Kestel Belediyesi'nden Sporda Kaygı ve Duygu Düzenleme Semineri

Kestel Belediyesi, sporda başarının yalnızca...

Bakan Gürlek: "119 ülkede 2 bin 707 FETÖ mensubunun peşindeyiz"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ ile mücadelenin...

İran'dan Hürmüz Boğazı çıkışı: "Düşman gemilerine geçiş yok"

İran Silahlı Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'ndan...

Yıldırım'a yeni gençlik ve spor merkezi geliyor

Yıldırım Belediyesi, Piremir Pazar Yeri'ni 5...