Her seçim öncesi tekrar gündeme gelen bu hükümeti nasıl göndeririz diye düşüncesi bu seçimlerde erkene alındı. Her sene güçlenen iktidar karşısında muhalefet, genel seçimlerine hazırlık çalışmalarını şimdiden yapıyor. 12 yıldır iktidarda olan Ak Parti, bu süreç içersinde birçok olayla karşılaştı. Yeri geldi kendi kurucu üyeleri bıraktı yeri geldi emirle gelen emirle gitti. Kapatma davaları, hükümeti zor durumda bırakacak cinayetlerin yanı sıra Ergenekon, Balyoz ve Ayışığı darbe planlarıyla sarsıldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sabih Kanadoğlu'nun 367'siyle ve 27 Nisan muhtırasıyla uğraştı. Bunlar akılda kalanlardan birkaç tanesi olduğunu unutmamak gerekir. Bunca yıl bin bir zorluğun üstesinden gelen hükümet,17 Aralık'tan itibaren başka bir mücadele ediyor. Yapılan yolsuzluk operasyonundan tutuklu kalmaması, tutunacak dalı kalmayan yapının belden aşağı vurmaya devam etmesi, ortada oluşan ses kayıtları iddiaların ötesini geçmiyor. 30 Mart'ın belediye seçimleri olduğunu hatırlatarak bu kadar saldırmanın manasını anlamak gerçekten güç. Elinde projeler olmadan sadece kasetlerle muhalefet yapmak kazanım sağlayacağı görünmüyor. Yüzde 10 kaybetse bile dağılımın sonuca etkisi çok olmayacağını bildikleri için ellerinde ki fırsatları kullanarak Başbakan Erdoğan bitirmek isteniyor. Aslında kasetle bir yerlere gelmek yerine 90 yıllık Çınar'dan bir lider çıkmasını dilemek daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Kimse başbakanın kara gözüne karakaşına hayran değil. Zaten bu dönem son bundan sonra Cumhurbaşkanlığı tartışmaları başlar.
GÜNDEM 05 Mart 2014 Çarşamba, 12:17
Benzer Haberler