Başbakan'a Ebul Vefa olabilmek

GÜNDEM, 24 Şubat 2014 Pazartesi, 12:00

Hafta sonu 16 yıl önce İhlas Vakfı Tekirdağ yurdunda beraber kaldığımız arkadaşlarımızla İstanbul’da bir toplantıda buluştuk. Yıllar sonra bir araya gelmenin heyecanı içinde eski günleri, tabii aramızdan ayrılanları da rahmetle andık. Toplantı sonrası İstanbul’un tarihi yerlerini gezmeye vaktimiz oldu. Gezimizin en ilginç yeri uzun yıllar İstanbul’da yaşamama rağmen gidemediğimiz, bozasıyla ünlü ve semtine adını veren Ebül Vefa Hazretlerinin burada bulunan türbesini ziyaret ettik. Okuduğumuz dualar sonrası duvardaki levha gözüme ilişti. Yüzyıllar öncesi yaşananlar bu günlere ilk mesajı veriyor, türbedarın çıkmadan anlattıklarıyla da ikinci mesajı almış oluyorduk. Ebül Vefa Hazretleri kimdi? Ne zaman yaşadı ve neler yaptı ki koca semte adını verdi? Bundan sonrasını duvarda ki levhadan ve türbedardan öğrenelim. Duvarındaki levhada şöyle yazar: Ebül Vefa Hazretleri, hayatında hiçbir ihtiras koşmamış, siyaset ve hükümet işlerine asla karışmamış ve İstanbul’da yaşadığı sırada sadece halvethanesinde riyazet ve ibadetle geçirmiştir. Türbedarın anlattıklarına gelince, ilk önce Fatih sultan Mehmet çağırır gitmeyince kendi gelir Ebül Vefa hazretlerine ama geldiğinde çıkmaz. Biri içeride diğeri dışarıda göz yaşlarına hakim olmazlar ama yapacak bir şey yoktur. Fatih ağlayarak: - ”Çağ açtık, çağ kapadık ama bir gönül kapısını açamadık” der. Talebelerden biri şeyhin üzüldüğü fark eder ve sorar: -“İpsizi, sapsızı, katili kabul ediyorsun ama Peygamber tarafından müjdelenmiş cihan padişahını kabul etmiyorsun ve üzülüp ağlıyorsun” diye sorar. Hocasına aldığı cevap manidardır. Ebül Vefa hazretleri: - ”Eğer biz onu kabul etmiyorsak sebebi var. Eğer biz onu kabul edersek bu aşkı tadarsa padişahlığı bırakır. O zaman ümmet millet ve ordu zarar görür. O kendi işine baksın biz dua ordusu olarak onun arkasındayız, bize padişah değil mürid lazım “ der. Bir, iki derken üçüncü kez geldiğinde yine almaz hazret. Fatih çaresiz en azından “Cenaze namazımı kıldırsın” diyerek vasiyet eder ve ayrılır. Yıllar geçse de Fatih Sultan Mehmet ve II. Beyazıd ziyareti hiç gerçekleşmemiş, sadece Koca Fatih’in cenaze namazını kıldırırken II. Beyazıd bir kere görebilmiştir. Sonrasında II.Beyazıd’ın kızının nikahı için gönderdiği 40 bin akçeyi de kabul etmeyip, ihtiyacı olduğunu bildiği Konyevi hazretlerine gönderen Ebul Vefa hazretleri dünya ve dünya ehli insanlarla hiç muhatap olmuyor. Ömrünün sonuna kadar fakirlere yardım, çilehanesinde ibadet ederek geçiriyor. Şimdi yaşananlara bakınca daha iyi anlıyoruz ki, Başbakan’a bir değil bin vefa lazım.

GÜNDEM 24 Şubat 2014 Pazartesi, 12:00

Benzer Haberler

10. İnegöl kitap günleri için geri sayım başladı

İnegöl Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen...

Bursa'daki çifte cinayette şüpheli tutuklandı

Bursa'nın Gemlik ilçesinde Vural Kara ile eşi...

Drift cezasından kaçmak için aracını 15 dakikada parçaladı

Nevşehir'de sosyal medyada paylaşılan drift...

Yıldırım'da 'Sevimli patilere şenlik zamanı'

Yıldırım Belediyesi, 4 Ekim Dünya Hayvanları...

Bursa'daki çift cinayetinde acı veda: Vural ve Asiye Kara toprağa verildi

Bursa'nın Gemlik ilçesinde evlerinde cinayete...

Beşiktaş'ta Arslan Küçükemre: Ligin en iyi takımıyız

Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Küçükemre,...